İstanbul'un masum bir gencinin hayatına mal olan kaza, toplumun pek çok kesiminde öfke ve üzüntü yarattı. Genç bireylerin kazalar sonucunda kaybedilmesi, her zaman toplumda derin yaralar açmaktadır. Muhammed Gürcan Koçak, genç yaşta hayatını kaybeden bir isim olarak hafızalarda yer edindi. Ancak, bu tarife edilen trajediyle ilgili gelişmeler, adalet arayışındaki ailenin ne denli zor bir süreçten geçtiğini gözler önüne seriyor. Kazaya sebebiyet veren sürücünün tahliye edilmesi, sosyal medyada ve halk arasında geniş yankı buldu.
Edinilen bilgilere göre, olay, geçen ay İstanbul’un merkezlerinden birinde meydana geldi. Muhammed Gürcan Koçak, henüz 22 yaşındaydı ve geleceği parlak bir genç olarak dikkat çekiyordu. Genç adam, gece arkadaşlarıyla vakit geçirirken, kazaya sebep olan sürücü, alkol almış bir biçimde direksiyon başına geçmişti. Olay anında, diğer araçların da olaya karışmasıyla birlikte, ortalığın savaş alanına döndüğü bildirildi. Kazanın ardından Muhammed’in ailesi, altı gün boyunca hastanede umutsuzca onun iyileşmesini bekledi. Ancak kötü haber gelince, ailenin yıkımı bir kat daha arttı. Şimdi ise, kazanın sorumlusunun mahkemede aldığı kararlar, kamuoyunda büyük bir merak konusu oldu.
Mahkeme süreci boyunca, olayın tüm ayrıntıları gözler önüne serildi. Aile, adalet arayışında hiçbir fedakârlıktan kaçınmadı. Dava sürecinde, genç Muhammed’in hayatta kalması için verilen mücadele ve sonrasında yaşanan olumsuz durumlar, tüm toplumun vicdanına dokundu. Duruşma sırasında, sürücünün savunmasının kabul edilmesi ve pişmanlık duyması, bazı kişilerce eleştirildi. Zira, birçok kişi, verilen tahliye kararının yetersiz olduğunu ve toplumsal normlarla çatıştığını savunuyor. Sosyal medyada ise #Adaletİstiyoruz etiketleriyle binlerce insan, durumu protesto etti. Bu sosyal medya hareketi, adalet arayışının sadece ailenin meselesi olmadığını, geniş kitlelerce sahiplendiğini gösteriyor.
Her gün sosyal medya platformlarında, Muhammed Gürcan Koçak'ın anması yapılıyor ve ailesinin yaşadığı acıya dikkat çekiliyor. Polis raporları, yapmış olduğu incelemeleri gözler önüne seriyor ancak yine de toplum olarak yaşanan bu tür kayıplara daha sağlam önlemler getirilmesi gerektiği düşünülüyor. Gece hayatındaki alkollü araç kullanma davranışlarının önüne geçilmesi gerektiği vurgulanıyor. Öyle görünüyor ki, her yeni gün artan trafik kazaları, gençlerin geleceğini sorgulatan bir karanlık hal alacak gibi. Bu konuda konuşan uzmanlar, sürücü eğitiminde köklü değişikliklerin bir an önce yapılması gerektiğine dikkat çekiyorlar. Ayrıca, yasaların daha sert hale getirilmesi, böyle trajik olayların önüne geçilmesinde büyük bir rol oynayabilir.
Sonuç olarak, Muhammed Gürcan Koçak'ın kazası, sadece bir trafik kazası olmanın ötesinde, toplumumuzdaki adalet sisteminin ne denli sorgulanabilir olduğunu da gözler önüne seriyor. Hem faaliyet gösteren kurumların hem de halkın, bu tür olaylara karşı duyarlı olmaları ve önlemler almaları gerektiği artık bir zorunluluk haline geldi. Bu yaşanan olayın, bir değişimin başlangıcı olmasını umuyoruz. Çünkü her yaşam değerlidir ve kayıplar, arkasında bıraktığı derin yaralarla birlikte gelir.